Atalarımız, (Kiminle gezdiğini söyle, senin kim olduğunu söyleyeyim) demişlerdir. Ancak ortak vasıfları olanlar birbiriyle arkadaşlık yaparlar. Bir iyi ile bir kötü arkadaş olamaz. Eğer arkadaşlığa devam ederlerse ya kötü iyi olur veya iyi kötü olur. Eğer kötü kötülüğünde, iyi de iyiliğinde diretirse arkadaşlıkları uzun sürmez. Bu bakımdan arkadaş seçerken şunlara dikkat etmelidir:
1- Arkadaşı akıllı olmalıdır. Akıllı olmayana ahmak denir. Hazret-i Ali buyurdu ki:
(Ahmak ve cahil ile arkadaşlık etme! Ondan kendini koru! Nice ahmaklar var ki, arkadaş oldukları akıllı kimseleri helak ederler. Kişi arkadaşı ile ölçülür. Kalbler buluştuğu zaman birinin diğerine tesiri vardır.)
Ahmak insan, iyilik yapacağım derken kötülük yapar. Onun için atalarımız, (Ahmak dost, akıllı düşmandan kötüdür) demişlerdir. Akıllı kimse, İslam ahlakı ile süslenmiş kimsedir. Hakikati kabul eden kimsedir.
2- Arkadaşı güzel ahlaklı olmalıdır. Güzel ahlaklı olmayan kimsede hayır yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Güzel ahlaklı olan mutlu olur.) [Beyheki]
Güzel ahlakın en azı, meşakkatlere göğüs germek, yaptığı iyiliklerden karşılık beklememek, bütün insanlara karşı şefkatli olmaktır.
3- Fasık olmamalıdır. Fasık, açıktan günah işleyen kimsedir. Allahü teâlâdan korkan kimse, büyük günahlarda ısrar etmez. Allahü teâlâdan korkmayan ise itimat olunmaz.
4- Bid’at sahibi olmamalıdır. Bid’at ehliyle arkadaşlık, gayrimüslimlerle arkadaşlık etmekten daha kötüdür. Sapık kimselerden uzak durmalıdır. İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki: (Bid’at sahibine kıymet veren, İslamiyet’i yıkmaya yardım etmiş olur.) Hadis-i şerifte (Bid’at ehliyle düşüp kalkmayın! Onların hastalığı uyuz gibi bulaşıcıdır) buyuruldu.
5- Seçmek istediğimiz arkadaş, dünyaya düşkün olmamalıdır. İlk önce bu saydığımız vasıflara kendimiz sahip olmalıyız. Ondan sonra da arkadaşımızda aramalıyız. Dünyanın faydasız şeyleri peşinde koşan kimselerle arkadaşlık öldürücü zehirdir. İnsanın tabiatı, beraber yaşadığı insanlara uymaya meyyaldir.
Hazret-i Ali buyurdu ki:
(Kendilerinden haya edilen kimselerle arkadaşlık etmek suretiyle amellerinizi güzelleştiriniz!)
İmam-ı Ahmed hazretleri buyurdu ki:
(Hatırını saymadığım kimselerle sohbet etmem beni belaya sokmuştur.)
Hazret-i Lokman buyurdu ki:
(Oğlum, âlimlerin sohbetine katıl! Bahar yağmurları toprağı yeşerttiği gibi, onların sohbetlerindeki hikmet nurları da, insanların kalbini parlatır.)
Demişlerdir ki:
Dost edineceğin adama, onun mühim zannettiği bazı şeyler söyle! Bir bahane ile onu kızdır!
Sonra buna bir adam gönder! Ona senden sual etsin! Şayet iyiliğine konuşur ve sırrını gizlese, o kimsenin sadık olduğu anlaşılır. Onunla dostluk kurabilirsin!
Kerem sahibi insanlarla aran açılsa bile, yine iyiliğini söyler ve kötülüğünü gizler. Kötü insanla dostluğun sona erince, iyiliğini gizler ve aleyhinde konuşur.
Fudayl bin Iyad hazretleri buyurdu ki:
(Ahirette salihlerle beraber olmayı istiyorsun ama, buna karşılık ne amel işledin? Gazabını Allah için yendin mi? Sana gelmeyen akrabana gittin mi? Arkadaşının hangi kusurlarını bağışladın? Allah için hangi yakınından uzaklaştın ve Allah için kime yaklaştın?) Yine buyurdu ki: (Kişinin dostunun yüzüne şefkat ve sevgi ile bakması ibadettir.) Günahkâr biri, salih bir zata, (seni Allah için seviyorum) dedi. Salih zat, kendi kendine dedi ki: (Ya Rabbi, beni sevmediği halde, senin için beni sevdiğini söyleyenden sana sığınırım.)
Mücahid hazretleri buyurdu ki:
(Allah için arkadaşlık edenler, bir araya geldikleri zaman birbirlerine güler yüz gösterirlerse, sonbahar yaprakları gibi günahları dökülür.)
Âlimlerden birisi şöyle dua etti:
(Ya Rabbi, günahlarımı biliyorsun. Sana karşı kusurlarım çoktur. Fakat seni seven salih kimseleri seviyorum. Onların hürmetine beni affet!)
Demek ki salihleri sevmek büyük nimettir. Daima salihlerle beraber olmaya çalışmalıdır.
Sual: Bir kimse ile yolculuk, arkadaşlık yapınca, nelere dikkat etmelidir?
CEVAP
Bir kimse ile yolda arkadaş olunca, eğer yaya olarak gidiliyorsa, onun yürüdüğü kadar yürümeli. Onunla konuşurken, sağa sola bakmamalı. İhtiyaç için ondan bir müddet ayrılınca, erkence yanına dönmeli, onu bekletmemelidir. Arkadaşın hakkını gözetmeli, onu gücendirmemelidir. Namazları onunla cemaat yaparak kılmalı ve ondan ayrılırken onunla helalleşmelidir.
Arkadaşın iyisi, hayra götürendir
Kötü kimselerle, fâsıklarla arkadaş olmanın sonu felâkettir. Kötü insan, İslâmiyyeti beğenmeyen kimse demektir. Kötü arkadaş, yalnız insanın malını, parasını çalmak, dünyâsını almak için aldatanlar değildir. Arkadaşların en kötüsü, en zararlısı insanın dînini, îmânını, edebini, hayâsını, ahlâkını bozmaya uğraşanlar, böylece dünyâsına ve âhıretine, ebedî saâdetine saldıranlardır. Mekteb, meslek arkadaşı, gazete, televizyon, radyo, İslâmiyyete, ahlâka muhâlif ise, bunların fenâ arkadaş oldukları anlaşılır. Nefis, şeytân ve kötü arkadaş, insanı aldatır. Ahmet Nâmık-i Câmî hazretleri buyuruyor ki:
EBEDÎ FELAKETE DÜŞÜRÜR!..
"Tanıştığınız, görüştüğünüz, berâber olduğunuz kimsenin iyi arkadaş mı, kötü arkadaş mı olduğunu anlamakta dikkat edilecek husus ve ölçü şöyledir:
Gördüğünüz, görüştüğünüz, berâber olduğunuz, birlikte oturup, kalktığınız kimse, sizin Allahü teâlâyı hatırlamanızı ve unutmamanızı, Onu dil ve gönül ile anmanızı sağlıyor, bunu tâzeliyor ve kalbinizi uyanık tutuyorsa, işte o iyi arkadaştır. Ama berâber olduğunuz kimse, Allah korusun cenâb-ı Hakkı ve Onun zikrini size unutturuyorsa, gerçekten bil ki, o kimse kötü arkadaştır. Ondan sakınmak elbette çok lâzımdır. Ondan, yırtıcı arslandan kaçar gibi hattâ daha çok kaçmalıdır. Çünkü arslanın yapacağı, olsa olsa canını almaktır. Arslan insanın canını alabilir, onu öldürebilir. Fakat îmânına zarar veremez. Kötü arkadaş ise, insanın hem îmânının ve hem de canının gitmesine, onun ebedî felaketine sebeb olur.
İyi bir arkadaş, iki cihân için de büyük saâdettir. Maksada çabuk ulaşmayı sağlar. İnsanlar birlikte yaşarlar ve arkadaşsız olamazlar. Babamız olan Âdem aleyhisselâm, en güzel yer olan Cennette bulunduğu hâlde, kendisine insan olarak bir arkadaş gerektiğini hissetti ve bunu istedi. Hazret-i Havvâ vâlidemiz yaratıldı.
İyi arkadaşa sâhip olunca, çok hamd etmeli ve hep iyi kimselerle beraber bulunmalıdır ki, kıyâmette pişmanlık çekilmesin. Kur'ân-ı kerîmde bu hâl bildirilmektedir. İnsana ulaşan her felâket, kötü arkadaş sebebiyle gelir. Ondan çok uzak durmalıdır. Arkadaşın iyiliği veya kötülüğü, mutlaka asıl, neseb, akrabâlık gibi sebeplere bağlı değildir. Eshâb-ı Kehf'e yakın olup, onlardan ayrılmayan Kıtmîr isimli köpek, Kur'ân-ı kerîmde onlarla berâber zikrolundu.
İyi arkadaş, insanı aşağılıklardan yüksekliklere ulaştırır. Kötü arkadaş ise, bunun tersini yapar.
Herkes ile arkadaş olma! Konuştuğun kimselerin akıl ve anlayışlarına uygun konuş, kibirlenme! Sırrını kimseye söyleme! Herkesin sözüne aldanma! İnsanların sözlerine değil, işlerine bak! Kendi kendisine faydası olmayan kimseden çok sakınmalıdır. Nerede kaldı ki, onun başkasına faydası olsun!
Kötü bir kimse ile arkadaş olan iyi bir kimse, eğer onu kendisine çevirip iyi yapabilirse ne âlâ, eğer bunu yapamaz, kendisi de ona benzer ve onun gibi olursa, o zaman çok fenâdır..."
İLİM EHLİNİN TEMBİHİ!..
İstanbulda yetişen âlim ve velîlerden Muhammed Murâd efendi buyuruyor ki:
"İlim ve mârifet ehli şöyle tenbih etmişlerdir: Üç kimse ile arkadaş olup sohbet et!
Birincisi, ilim ehli ve hüner, sanat sahibi olan kimselerle arkadaş ol. Dünyâ ve âhiret saâdetine kavuşman kolay olur.
İkincisi, güzel ahlâk sahibi kimselerle arkadaş ol. Çünkü böyle kimseler dostun ayıbını görmezlikten gelerek örterler ve bu ayıbını nasîhatle, düzeltirler. Bu hususta çok gayret gösterirler.
Üçüncüsü; iyi niyetli, dünyaya düşkün olmayan, sâdık ve ihlâslı olan kimselerle arkadaş ol!"
Fudayl bin İyâd hazretleri, kötü huylu kim olursa olsun, onun zararından sakındırır, iyi kimselerle görüşmeye teşvik için de;
"Kötü huylu birinin bana arkadaş olmasından ziyâde, güzel huylu günahkâr birisinin arkadaş olmasını arzu ederim" buyururdu.
Netice olarak, dünyâda rahat etmek, âhırette de ebedi saadete kavuşmak için, iyiliğe, hayra çağıran kimselerle arkadaş olmalıdır. İmâm-ı Muhammed Şeybânî hazretlerinin buyurduğu gibi:
"Sâdık arkadaş, seni hayra teşvik edendir."