Siteyi Tavsiye Et
 
 
Giriş Sayfası Olarak Ayarla
 
Sık Kullanılanlara Ekle  
 
Anasayfa   Açıklama   Kitap Siparişi   Linkler & MP3   Radyo   Soru-İrtibat  
 
 
 
 
 Ana-Baba Hakkı
 Koca Hakkı
 Hanım Hakkı
 Evlat Hakkı ve Terbiyesi
 Evleneceklere Öğütler
 Evlilik, Nikah-Boşanma
 Evlilik ve Aile ile ilgili
 Dinde Örtünmenin Yeri
 Saglık Tavsiyeleri
 Görgü Kuralları
 Kıssadan Hisse
 
 
 
Hicri
 
Günün Sözü
 
 
  Türkiye Çocuk Dergisi  
     
  Yemek Zevki Dergisi  
     
   
 
GÜNÜN SOHBETİ  
 
 

 

Nisap hesabı

Sual: Ticaret eşyasının, nisap miktarını bulmaz ise ve yanında altın da varsa ne yapılır? Altın ile birlikte ticaret eşyası da bulunan kimse, bunların zekâtı olarak yalnız altın veya ticaret malı verebilir mi?

Cevap: İbni Âbidîn “rahmetullahi aleyh” buyuruyor ki: Ticaret eşyasının altın ve gümüş üzerinden kıymetleri, nisap miktarını bulmaz ise ve yanında altın veya gümüş de varsa, eşyanın kıymeti altın veya gümüş kıymetine eklenerek, nisap tamamlanır. Yalnız altını olan, zekâtını, altın olarak verir. Gümüş olarak kıymeti verilmez. Gümüşün zekâtı da, altın olarak verilemez. Yalnız altını veya gümüşü veya kağıt parası olup da, ticaret eşyası bulunmayan kimse, bunların zekâtı olarak, başka mal veremez. Bütün fıkıh kitaplarında da, açıkça bildirildiği gibi, altın veya gümüş ile birlikte, ticaret eşyası da bulunan bir tüccar, her biri ayrı ayrı nisap miktarında olsalar dahi, altın ve gümüş zekâtı olarak da, ticaret malından verebilir. Zekât ve uşur ve haraç ve fıtra ve nezir ve kefaret olarak verilecek mallar yerine bunların kıymetlerini de vermek caizdir. Yani, bunların kendileri mevcut olduğu halde, aynı değerde olan, kendi cinslerinden veya başka cinsten zekât malı veya altın, gümüş para da verilebilir. Hayvanın kıymeti, verileceği gündeki piyasaya göre hesap edilir. Orta dört koyun yerine, semiz üç koyun verilebilir. Fakat, ağırlık ve hacim ile ölçülen mal yerine kendi cinslerinden kıymetleri verilemez. Başka cinsten kıymetleri verilebilir. Altın ve gümüşün zekâtı ağırlıkları ile, yani tartarak verilir. Ticaret için olan hububatın ise, hacimleri ile, yani ölçek ile verilir. Böyle fâiz olabilen [yani vezin veya hacim ile ölçülen] malların kendi cinsinden, kıymetleri verilmez. Mesela, beş dirhem bakırlı gümüş yerine, aynı kıymette, dört dirhem saf gümüş verilemez. Beş dirhem hâlis yerine, beş dirhem adi, yani ayarı düşük verilir. Fakat bu surette, bile bile vermek mekruh olur. Beş kile adi buğday yerine, aynı kıymette olan dört kile hâlis buğday verilemez. Bir kile daha vermek lâzım olur. Fakat bunlardan herhangi birinin zekâtı olarak başka cinsten ticaret malı verilirken, o memleketlerdeki alış kıymeti hesap edilerek verilir. (Tam İlmihâl s. 298)

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde bugün yayımlanan makalesi için tıklayınız...


 
 


 
     
 
Güncellenme Tarihi
02 Haziran 2019 Pazar
Sitemize yeni soru-cevaplar eklenmekte ve hergün güncellenmektedir.
Sitemizdeki bilgilerden, orijinaline sadık kalmak şartıyla, alınıp istifade edilebilir.
Ziyaretçi Sayısı