Mucize, peygamberlere mahsustur
Sual: Mucize ve keramet nedir ve herkes gösterebilir mi? Peygamberlerden başkası için mucize gösterdi denebilir mi?
Cevap: İmam-ı Rabbani hazretleri Mektûbât kitabının birinci cild 266. mektupta buyuruyor ki: Evliyanın “kaddesallahü teâlâ esrârehüm” kerametine inanmak lâzımdır. Allahü teâlâ, bu dünyada, her işi, âdet-i ilâhiyyesi, kanûn-i ilâhîsi ile yaratmaktadır [yani fen derslerinde öğrenilen kanun, nizam ve düzgünlük ile yaratmaktadır, yapmaktadır]. Evliyasının [yani çok sevdiği kullarının] elinden, âdet-i ilâhiyyesi dışında, bazı şeyler yaratır, yapar ki, buna (Keramet) denir. Keramete inanmayan, dünyanın her tarafında, her zaman, sık sık görülmüş ve ağızdan ağıza yayılmış olan vakalara inanmamış olur. Allahü teâlânın, Peygamberlerin “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” elinde ve onların sözleri ile, âdet-i ilâhiyyesini bozarak, kimsenin yapamayacağı şeyler yaratmasına, (Mucize) denir ki, mucize gösteren bir kimse, Peygamber olduğunu ilan eder. Keramet gösteren kimse ise, Peygamber olmadığını ve bir Peygamberin “aleyhisselâm” yolunda bulunduğunu söyler. [Mucize, peygamberlere mahsustur “aleyhimüsselâm”. Bu kelimeyi, onlardan başkası için söylemek câiz değildir.] (Mektûbât Tercemesi s. 374)