Siteyi Tavsiye Et
 
 
Giriş Sayfası Olarak Ayarla
 
Sık Kullanılanlara Ekle  
 
Anasayfa   Açıklama   Kitap Siparişi   Linkler & MP3   Radyo   Soru-İrtibat  
 
 
 
 
 Ana-Baba Hakkı
 Koca Hakkı
 Hanım Hakkı
 Evlat Hakkı ve Terbiyesi
 Evleneceklere Öğütler
 Evlilik, Nikah-Boşanma
 Evlilik ve Aile ile ilgili
 Dinde Örtünmenin Yeri
 Saglık Tavsiyeleri
 Görgü Kuralları
 Kıssadan Hisse
 
 
 
Hicri
 
Günün Sözü
 
 
  Türkiye Çocuk Dergisi  
     
  Yemek Zevki Dergisi  
     
   
 
GÜNÜN SOHBETİ  
 
 

Evliya, herkesin bünyesine uygun ruh ilaçlarını, hadîs-i şeriflerden seçer

Sual: (Herkes Kur’ân ve hadîs okumalı, dinini bunlardan kendi anlamalı, mezhep kitaplarını okumamalıdır) diyenler var. Böyle yapmak, bunlara uymak doğru mudur?

Cevap: Kalbin, ruhun hastalığı, herkeste başkadır ve herkesin (İdiosynkrasie=Überempfindlichkeit gegen bestimmte Reize) denilen hassasiyeti, istidadı ayrıdır. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” yalnız kalbin hastalıklarını ve tedavisini bildirmekle kalmamış, fertlere, ailelere, cemiyetlere, harplere, miras hesaplarına, yani her çeşit dünya ve ahiret işlerine ait yüzbinlerle bilgiyi söylemiştir. Kendi hastalığını ve kalbinin ilâcını bilmeyen bizim gibi cahillerin, bu hadîs-i şeriflerden kendine uygun olanları seçip alması imkânsız gibidir. İkinci cild, 54. cü mektupta diyor ki, (Şimdi hadisler unutuldu. Bid’atler yayıldı. Doğru ve eğri kitaplar birbirine karıştı.) Evliya, kalp, ruh mütehassısları olup, herkesin bünyesine ve hastalığına ve zamanının zulmetine ve fesadına uygun ruh ilaçlarını, hadîs-i şeriflerden seçerek söylemişler ve yazmışlardır. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, dünya eczahanesine yüzbinlerce ilaç hazırlayan baş tabip olup, Evliya da, bu hazır ilaçları, hastaların dertlerine göre dağıtan, emrindeki yardımcı tabipler gibidir. Hastalığımızı bilemediğimiz, ilaçları tanımadığımız için, yüzbinlerce hadîs içinden, kendimize ilaç aramağa kalkarsak, (Allergie) aks-i tesir hâsıl olarak, cahilliğimizin cezasını çeker, fayda yerine zarar görürüz. İşte bunun için, hadîs-i şerifte, (Kur’ân-ı kerimi kendi anladığına göre tefsir eden kâfir olur) buyuruldu. Mezhepsizler, bu inceliği anlayamadıkları için, (Herkes Kur’ân ve hadîs okumalı, dinini bunlardan kendi anlamalı, mezhep kitaplarını okumamalıdır) diyerek, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarının okunmasını yasak ediyorlar. Bütün Müslümanları felâkete sürüklüyorlar. Fârisî (Redd-i vehhâbî) kitabı, mezhepsizlerin bu iftiralarına, çok güzel cevap vermektedir. İmâm-ı Rabbânî de, ikinci cildin, 97. ci mektubunda, cevap vermektedir.

Veli demek, Allahü teâlânın rızasına, sevgisine kavuşmuş olan, Ehl-i sünnet âlimi demektir. (Ehl-i sünnet) demek, Kur’ân-ı kerimin ve hadîs-i şeriflerin gösterdiği yol demektir. Ehl-i sünnet âlimleri, bu yolu Eshâb-ı kiramdan öğrendiler. Kendi anladıklarına değil, Eshâb-ı kiramdan işittiklerine sarıldılar. Ehl-i sünnetten ayrılmak, Kur’ân-ı kerimin ve hadîs-i şeriflerin doğru yolundan ayrılmak olur. Ehl-i sünnetten ayrılanlar arasında, Kur’ân-ı kerimdeki ve mütevâtir olan hadîs-i şeriflerdeki açıkça anlaşılamayan delilleri yanlış tevil edenler, kâfir olmazlar ise de, bid’at sahibi oluyorlar. Bu delillerden çıkardıkları yanlış ve bozuk bilgilere, (Kur’ân yolu), (Eshâb yolu) diyerek, ahmakları, cahilleri aldatıyorlar. (Tam İlmihal s. 1054)

 

 

 


 
 


 
     
 
Güncellenme Tarihi
02 Haziran 2019 Pazar
Sitemize yeni soru-cevaplar eklenmekte ve hergün güncellenmektedir.
Sitemizdeki bilgilerden, orijinaline sadık kalmak şartıyla, alınıp istifade edilebilir.
Ziyaretçi Sayısı