Ana Sayfa Yap   |   Favorilere Ekle   |   
Arama:
Hikmetli Sözler  >  İnsanların en iyisi ve en kötüsü  
 
Yazıcı için   Yazı boyutunu büyütmek için     
İnsanların en iyisi ve en kötüsü

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Bir insan, herkesin ne düşündüğünü anlasa, kaybolan şeylerin nerede olduğunu bilse, her ettiği dua kabul olsa, bu üstün hâller, Allahü teâlânın sevgisine alamet değildir. İtikadı düzgün mü? Haramlardan sakınıyor mu? Farzları, sünnetleri yapıyor mu? Yani dinimize uyuyor mu? İşte Allahü teâlânın sevgisine alamet budur. Yoksa, üstün hâller gösterene, evliyadır denemez. Bu hâller, kâfirlerde, kötülerde olursa, istidrac denir. Müminlerde olursa keramet denir. Gerek istidrac, gerek keramet, her ikisi de, riyazet, yani sıkıntı çekenlerde olur, çekmeyenlerde de olabilir.

Esas âlim, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına göre hareket eder, fıkıh kitaplarına göre konuşur. Evliya zat ise, fıkıh kitapları yanında, büyüklerinden gelen feyzlere, marifetlere göre konuşur.

Zulüm ve işkence ile ölen Müslüman, şehit olur ve Cennete gider. Kâfirler işkence ile de öldürülse şehit olmaz. Şehitlik ancak müminler içindir. Cennetin kapısı imandır, imanı olmayan Cennete gitmez.

Kur’an-ı kerime kendi kendine manâlar verene uymak, bunu dinlemek caiz değildir. Peygamber efendimiz, (Kim Allah’ın kelamına kendi aklı ile, kendine göre manâ vermeye kalkarsa, kendi kafasından tefsir yaparsa o kâfir olur) buyuruyor.

Kurtuluş yolu, Ehl-i sünnet âlimlerinin yoludur. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Ehl-i sünnet yolundan kıl kadar ayrılan, Cehenneme gidecektir) buyuruyor. Ehl-i sünnet âlimlerinin yolundan kıl kadar ayrılan din adamlarına, din hırsızı denir. Peygamber efendimiz, (İnsanların en iyisi, âlimlerin iyileridir. İnsanların en kötüsü de âlimlerin kötüleridir) buyuruyor. Âlimlerin kötüleri, kendi kendilerine fetva verenler, fikir yürütenlerdir.

Dünyada en büyük nimet doğru imandır. Dolayısıyla, kavuşulması en zor şey de doğru imandır, yani Ehl-i sünnet itikadında olmaktır. Çünkü Peygamber efendimiz, (Benim ümmetim, 73 fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan 72’si Cehenneme gidecektir. İtikadı düzgün olduğu için, yalnız bir fırka kurtulacaktır. Bu kurtulanlar, benim cemaatime ve sünnetime tâbi olanlardır) buyuruyor. Burada, cemaat, Eshab-ı kiram demektir. Sünnet sözü, yalnız olarak söylenildiği zaman, İslamiyet’in bildirdiği her şey demektir. Ehl-i sünnet vel-cemaat tabiri, buradan gelmektedir.

Kendi görüşüne göre din öğretilmez

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Peygamber efendimiz, (Allahü teâlânın çok sevdiği kimse, dinini öğrenen ve başkalarına öğretendir. Dininizi İslam âlimlerinin ağızlarından öğreniniz) buyuruyor. Doğru itikat yani Ehl-i sünnet itikadı çok önemlidir. Her şeyden önce bunu öğrenmeye çalışmalıdır. İtikadı bozuk olan biri, dinimizin bütün emirlerini yapsa ve yasaklarından kaçsa, sabaha kadar zikretse de, bu kimsenin Cehenneme gitmeme ihtimali yoktur. Çünkü itikat bozukluğunu ancak Cehennem ateşi temizler. Hâlbuki içki içen, dinin emirlerini yerine getirmeyen fâsık birinin itikadı düzgünse, bu kimsenin Cehenneme gitmeme ihtimali vardır. Çünkü tevbe edebilir, şefaate kavuşabilir veya Cenab-ı Hak affedebilir. Fakat itikadı bozuk olan kimse, itikadının bozukluğunu bilmediği için, tevbe de etmez, o hâliyle ölür.

İnsanların hayırlısı, ilim öğrenen ve öğrendiğini öğretendir. Dinimizden bir kelime öğrenip, bir başkasına da öğretmek, bin kere nâfile hacca gitmekten daha çok sevabdır. Peygamber efendimiz, (Yoldan çıkmış bir Müslümanı doğru yola kavuşturan, Cennette yanımdadır) buyuruyor. Ancak dikkat edilecek husus şudur ki, dinimiz nakil dinidir. Kişi, öğrendiğini öğretecektir, kendi anladığını değil. Sapık yollar, akıl yürüterek, yorum yapmak sebebiyle ortaya çıkmıştır ve çıkmaktadır. Bunlar felakettedir.

İlim, naklî ve aklî olmak üzere ikiye ayrılır. Bunlardan birincisi, yani nakle dayanan din ilimleri, Peygamber efendimizden bugüne kadar, nakil yolu ile öğrenilerek gelmiştir. Kendi görüşüne göre din öğretilmez. Maalesef bugün pek çok kişi, dîni konuları kendi görüşüne göre anlatıyor. Hem kendileri, hem de onlara uyanlar Cehenneme gidiyor. Böyle bir zamanda kurtulabilmek için, Peygamber efendimizin vârisleri olan Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okumak şarttır.

Müslüman olduğunu söyleyen bir kimsenin, yaptığı bir işin, dinimize uygun olup olmadığını bilmesi lazımdır. Bilmiyorsa, öğrenmesi gerekir. Eğer yapılan iş, dinimize uygun değilse, kişi günah veya küfürden kurtulamaz. Her gün hakiki tevbe etmesi lazımdır. Tevbe edilen günah veya küfür, muhakkak affolur. Tevbe etmezse, dünyada veya âhirette cezasını çeker.

 
Geridön
 





Dünya Namaz Vakitleri


Türkiye Takvimi


Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orjinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.