Ana Sayfa Yap   |   Favorilere Ekle   |   
Arama:


Bütün Yazıları


Narın faydaları ve demir eksikliği

Nefes darlığına Karayemiş

Nefes darlığına Keçiboynuzu

Okul hastalıkları için şifa reçeteleri

Osteoporozla mücadele çocuklukta başlamalı

Ostrojen meme kanseri yapmıyor

Ödemi hafife almayın

Papatya ile gelen sağlık

Pekmez, kansızlık için en iyi ilaç

Peynir suyu İLAÇ gibi

Polenler uykunuzu bölmesin

Posalı besinler kanseri önlüyor

Prostat kanseri ve domates

Prostat ve rahim kanserine lahana

Rahat bir uykunun yolları

Ruh haline göre seçilecek besinler

Sağlığımıza kuru destek

Sağlığımızın anahtarı Antioksidanlar

Sağlık için posa

Sağlık ve vitamin topu greyfurt


1 2 3 4 5 6 7 8 9

 
Yazı boyutunu büyütmek için      Yazıcı için

Çatal-kaşıkla intihar etmeyin

“Şu anda bilinen en ölümcül hastalık hangisidir?” diye sorulsa hepimizin vereceği cevap büyük ihtimalle “Kanser” olacaktır. Ancak tıbbî istatistikler insanlardaki bu genel kanaati doğrulamıyor. Sadece ülkemizde değil! Bütün dünyada, ölüm sebeplerinin başında ne trafik kazaları ne kanser, ne AIDS, ne de başka bir şey geliyor. Evet, istatistiklere göre ölümle sonuçlanan rahatsızlıkların ilk sırasında kalb ve damar rahatsızlıkları geliyor. İşin daha acı olan tarafı ise, kalp krizinden ölenlerin yaş ortalamasının giderek düşmesidir. Top oynarken, spor yaparken, hatta işinin başında çalışırken kalb krizi geçirerek hayatını kaybeden gencecik insanların ölümleriyle ilgili gazete ve TV haberleri her geçen gün daha da artıyor.


Kötü beslenme
Bunun sebebine gelince... Bütün uzmanların üzerinde fikir birliğine vardığı en önemli sebep, giderek bozulan beslenme alışkanlıklarımızın; yüksek tansiyon, damar tıkanmaları ve miyokard enfarktüsü gibi rahatsızlıkları çok yaygınlaştırmasıdır. Yani, bir uzmanın dediği gibi “Her geçen gün biraz daha kötü beslenme alışkanlığı kazanan insanlar, adeta çatal-kaşıkla intihar etmekte, mezarlarını, çatal-kaşıkla kazmaktadır”. Bu sebeple bugün köşemizi “kalp-damar sağlığımızı koruyabilmek için nasıl beslenmeliyiz?” konusunda uzmanlardan derlediğimiz “altın öğütler”e ayırmak istiyoruz.


İşte ‘sağlıklı’ ipuçları:

* Üç beyazı, yani un, şeker ve tuzu az tüketin.

* Katı yağlardan, özellikle margarinlerden, uzak durun.

* Fast-food türü ve et ağırlıklı beslenme yerine sebze-meyve ağırlıklı beslenmeyi tercih edin.

* Her gün en az 5-6 porsiyon sebze ve meyve tüketin.

* Haftada 2 günden fazla kırmızı et yemeyin. Bunun yerine tavuk etini tercih edin. Haftada 2 defa balık yemeyi de ihmal etmeyin.

* Sadece ihtiyaç hissettiğimizde su içiyorsak, organizmamızı susuz bırakıyoruz demektir. Her gün havanın sıcaklığına, nemine paralel olarak 1.5 litreden 3 litreye kadar su içmelisiniz. Böbreklere, akciğere, cilde, kalbe, damarlara ve buraya sığdıramayacağımız kadar çok organ, doku ve hücreye sayısız yararı olan bir ilâçtır su.

* Kokusunu bahane ile sarımsaktan asla vazgeçmeyin. Çünkü sarımsak, damarlarımızın ilâcıdır.

* Bağışıklık mekanizmasını zinde tutan antioksidanlar sadece sarımsaktan ibaret değil. A, C, E vitaminleri ile çinko, selenyumu bolca içeren pek çok meyve ve sebzede mevcuttur.

* Yumurtasız olmaz, unutmayın.

* Lif, lif ve yine lif. Lifli gıdalar mide-bağırsak sisteminin gönül dostlarıdır, bol bol yiyin.

* Kahve ve çay iyidir, hoştur ama çok fazla içmezseniz sizin için iyi olur. Özellikle akşamları yeşil çay, ıhlamur ve bitki çaylarını tercih edin.

* Alkolün her türlüsünden kesinlikle uzak durun.

* Sigaraya da, sigara içilen ortamlara da “hayır” deyin. (12.09.2006)
 

Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orjinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.