Ana Sayfa Yap   |   Favorilere Ekle   |   
Arama:


Bütün Yazıları


Kuzukulağı ve cildinize göre bakım

Lahananın bilinmeyen faydaları

Limonun faydaları

Makarna ile kilo verin

Maydanozun faydaları

Melissa çayı iç rahat uyu

Meme kanserini lif ve posayla önleyin

Meyve ne zaman yenir

Meyve ve sebze suyu

Mısırın faydaları ve renkli lens

Mısırın püskülü ve yaban çileği

Mide gazlarından bitkilerle kurtulun

Mide kanseri ve saçlarda dökülme

Mide şişkinliği ve bulantı

Mide ve bağırsak gazının ilacı Tarçın

Muşmula ve Selülitler

Mutfağımızdaki doktor Kekik

Mutluluk veren besinler

Nanenin faydaları

Nar, bol salata ve maskeli güzellik


1 2 3 4 5 6 7 8 9

 
Yazı boyutunu büyütmek için      Yazıcı için

Kansere kırmızı darbe!

Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen ve sofralarımızdan hiç eksik olmayan bazı besin maddelerinin sağlığımız açısından ne kadar önemli olduğu, çoğu zaman aklımızın ucundan bile geçmez. Ama onların vücudumuzun en önemli yapı taşları ve en aman vermez bekçileri olduğu gerçeği sık sık karşımıza çıkar. Sözünü ettiğimiz bu harika besin maddelerinden biri de "Kırmızı Biber"dir.


Etkili bir silah
Yemeklerimize lezzet katan bir baharat olarak görmeye alışık olduğumuz kırmızı biberin, bulaşıcı hastalıklara ve kansere karşı son derece etkili bir silah olduğu ortaya çıktı. Doktorlar ve bilim adamları da kırmızı biberin son derece faydalı bir gıda maddesi olduğu konusunda hemfikirler.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İ. Kurtuluş Tuncer, beslenmemizde çok büyük öneme sahip olan kırmızı biberin bir o kadar da insan sağlığında aranılan bir materyal olduğunu söylüyor.


Saymakla bitmez

Prof. Dr. Tuncer, şöyle devam ediyor:

"Kırmızı biber mide suyu ve tükürük oluşumunu artırıyor, sindirimi kolaylaştırıyor, romatizma, mafsal ve diş ağrılarını azaltıyor, krampları gideriyor, kolera ve gut hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığa iyi geliyor. Kanser riskini azaltıyor ve kanser tedavisinde kullanılıyor. Terlemeyi artırıyor, serinlik veriyor (sıcak iklimlerde kullanılmasının nedenlerinden birisi budur), öksürük ve boğaz ağrılarını gidermede (gargara olarak) kullanılıyor, sinir hastalıkları için doğal yatıştırıcıdır, vücuttaki aşırı yağ ve kolesterol birikiminin önlenmesini sağlıyor. Antibakteriyel etkisi ile de hastalıkların önlenmesinde etkili oluyor."

Erzurum Numune Hastanesi Kulak Burun Boğaz Servisi Uzmanı Dr. Sadettin Kalkandere de, portakaldan daha fazla miktarda C vitamini içeren kırmızı biberin, vücudun bulaşıcı hastalıklara karşı olan direncini artırdığını söyledi. Dr. Kalkandere, "Bu baharat aynı zamanda içerdiği beta karoten ile bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor" dedi.


Enerji küpü
100 gram kuru kırmızı biber tam 318 kalori veriyor. Ayrıca; 148 miligram kalsiyum, 76 miligram C vitamini (taze biberde 340 miligram), 8,1 gram su, 2 bin 14 miligram potasyum, 41 bin 610 IU A vitamini, 12 gram protein, 293 miligram fosfor, 15 miligram B3 vitamini, 17,3 gram yağ, 152 miligram magnezyum, 2 miligram B2 vitamini, 56,6 gram karbonhidrat, 30 miligram sodyum, 1 miligram B1 vitamini, 24,9 gram lif, 8 miligram demir içeriyor. Kırmızı biberde acılık ve renk maddesi gibi organik bileşikler de bulunuyor.


Her derde deva

- Hazım bozukluklarını giderir.

- Midenin çalışmasını sağlar.

- İştah açıcı özelliğe sahiptir.

- Bulantıya ve kusmaya iyi gelir.

- İdrar söktürür.

- Terleme yapar.

- Soğuk algınlığı hastalıkların iyileşmesine yardımcı olur.

- Egzamanın tedavisinde kullanılır.

- Yüksek tansiyonu dengeler

- Lumbagoyu iyileştirir.

- Romatizmal ağrıları giderir

- Krampları giderir.

- Kolera ve gut hastalığına iyi gelir.

- Öksürük ve boğaz ağrılarını giderir.


'Kapari'ye yoğun ilgi
Geçen hafta köşemizde tanıtmaya çalıştığımız kapari bitkisi, okuyucularımızın büyük ilgisiyle karşılaştı. Bu harika bitki hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyen yüzlerce kişiden telefon aldık. Arayanlar özellikle nereye başvurmaları gerektiğini soruyorlardı. Türkiye'de "kedi tırnağı, hint hıyarı, it hıyarı, it kavunu, karga kavunu, yılan kabağı, menginik, gevil, yumuk, bugo, bubu, kepek çiçek, beri kemeri, şeballah, deve dikeni, keper, kepere, gebre, gebere, geber otu" gibi çeşitli isimlerle tanınan kapari, 1990'lı yıllarda ülkemizde ekonomik bir bitki haline geldi.

Tomurcuklarının kilo başına ortalama ihraç fiyatı 3-4 Dolar. Yılda ortalama 3-5 bin ton kapari ihraç edilmekte. İhracatçılar Birliği'nden aldığımız verilere göre; salamura ve işlenmemiş olarak başta Almanya ve ABD olmak üzere Norveç, İspanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, İngiltere, İsviçre, İsveç, İtalya, Hollanda gibi AB ülkeleri ile Avustralya, Kanada, Bahreyn, Kuveyt, Güney Afrika Birliği, Brezilya, İsrail ve Japonya'ya ihraç edilmekte.


Kapari bölgeleri
Özellikle Ege ve Akdeniz Bölgeleri'nin bazı şehirlerinde kapari üretimi yapılmaktadır. Manisa, Denizli, Burdur, İzmir ve Osmaniye bu illerden bazıları... Ayrıca; Bolu, Diyarbakır, Mardin, Artvin-Ardanuç, Adana, İzmir-Torbalı, Burdur-Elmalıdere ve Antalya Orman Fidanlıkları'nda da son yıllarda kapari fidanı üretimi yapıldığını öğrendik. Bu bitkinin üretimi ile ilgilenen okuyucularımız bu Orman Fidanlıklarını arayabilirler.


İrtibat telefonları
Orman Fidanlıkları dışında bazı özel kuruluşlar da fidan üretimi yapmakta, kapari almakta ve ihracatını yapmaktadır. Bizi telefon yağmuruna tutan okuyucularımıza kolaylık olması için bu kuruluşlardan bazılarının telefonlarını veriyoruz:

Denizli (0258) 262 26 24,
Burdur (0248) 233 90 29,
İzmir (0232) 376 70 50,
Söke (0256) 521 12 35,
Bursa (0224) 586 52 01,
İstanbul (0212) 615 66 03.

Tarım İl Müdürlüklerinden de kapari konusunda bilgi alabileceğinizi hatırlatmak isteriz.


Her yönüyle harika bir bitki
Bizi arayan okuyucularımızın bazıları da kaparinin yararları konusunda biraz daha bilgi vermemizi istiyordu. İnsanlar kapariyi gıda niyetiyle tüketirken aynı zamanda, pek çok hastalığa karşı da bağışıklık kazanıyorlar. İdrar söktürücü, kabızlık giderici, karaciğer fonksiyonlarını düzenleyici ve vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendirici özellikleri var. Hayvanlar yediğinde ise sonuç inanılmaz. Süt ve yumurta verimi oldukça artıyor.

Kaparinin her şeyi değerli; hiçbir şeyi atılmıyor. Dal uçları, tomurcukları, meyveleri gıda sektöründe; yaprakları sertleşmiş dalları, kökleri de ilaç, boya ve kozmetik sanayiinde değerlendiriliyor. İspanyollar köklerinden yaptıkları ilaçları, hemoroid tedavisinden kalça rahatsızlıklarının giderilmesine kadar birçok yerde kullanmışlar. Hindistan'da kaparinin kök kabuğu, taze veya kurutulmuş olarak yüzyıllardır müshil, tonik, balgam söktürücü, solucan düşürücü, ağrı kesici olarak kullanılmakta.

Romatizma ağrıları olanlar, felç geçirenler, dalak büyümesi şikayeti olanlar şifayı kaparinin kök kabuklarından elde ettikleri ilaçlarda bulmuşlar. Yaprakların ezilmesiyle hazırlanan lapa ise gut hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır. Ayrıca kan bozukluklarının giderilmesinde yine kapariye başvurulmakta. Uluslararası Kanser Enstitüsü'nde yapılan çalışmalarda kapari, antitümör aktivitesi sağlayan "ekstraktöın" hazırlanmasında kullanılan bitkiler arasında yer alıyor.


Hamile kadına balık tavsiyesi
İngiltere'de yapılan bir araştırma hamileliklerinde balık yağı açısından zengin bir diyet uygulayan kadınların çocuklarının daha zeki, daha çevik olduklarını ortaya koydu. İngiliz bilim adamları, DHA adı verilen ve somon, sardalya, ringa balığında bol miktarda bulunan yağ asidi açısından zengin bir diyetin ana rahmindeki bebeğin zihinsel gelişimine olumlu etki yaptığını ileri sürdü.

340 kadın üzerinde yapılan araştırmada, annesi hamilelik döneminde yüksek miktarda DHA alan çocukların akranlarına oranla çok daha çabuk öğrendikleri belirlendi. Araştırmayı yürüten ekipten Dr. Peter Willats hamile kadınlara haftada 2-3 kere balık yemesini veya balık yağı almasını önerdi. (23 Nisan 2002)
 

Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orjinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.