Genital enfeksiyon

Cinsel organlarda görülen akıntı, kaşıntı ve kızarıklıklar ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Bu durumda vakit geçirmeden bir uzmana başvurulmalıdır.

Kadınların önemli sağlık sorunlarından biri de üreme organlarında görülen enfeksiyonlardır. Değişik nedenleri olmakla birlikte bu tür rahatsızlıkların oluşmasında bilgi eksikliğinin etkisi büyük oluyor.

Türkiye Hastanesi Kadın Doğum Kliniği uzmanı Opr. Dr. Nihal Çakır, genital organlarda görülen rahatsızlıkların temizliğe gereken önemin verilmemesinden de oluşabildiğini belirtiyor.

Opr. Dr. Çakır, bu tür rahatsızlıklar konusunda bayanların çoğunun bilgi sahibi olmadıklarına işaret ederek, “Hangi durumda doktora başvurulması gerektiği bilinmiyor. Genç kızlarımızın büyük çoğunluğu vücudun bu bölgesinin hijyenini nasıl sağlayacağını bilmiyorlar. Bu yüzden de yarardan çok zarar getirecek ürünler kullanabiliyorlar” diyor.


Akıntı
Genital hastalıkların en yaygın olanlarından biri akıntılardır. Opr. Dr. Çakır, bu konuda şu bilgileri veriyor:
“Lökore terim olarak beyaz akıntı anlamına gelse de akıntının rengi nedene bağlı olarak değişebilir. Lökorenin en sık nedeni vajinal enfeksiyonlardır. Kadınlarda vajinal akıntı, kötü kokulu, çamaşırı kirletici ve kadının işlevini bozacak vasıfta ise ya da renginde veya kıvamında değişiklik varsa, anormal olarak kabul edilir. Bunun yanı sıra cinsel organda yağ bezleri ter bezleri ve bazı salgı bezleri bulunur. Jinekolojik muayeneye gelen kadınların yüzde 10’unda bu bölgede yanma ve kaşıntı olduğu görülmektedir. Yakın temasla geçen veya geçmeyen pek çok hastalık bu tür kaşıntı ve yanmalara neden olabilir. Bu tür rahatsızlarla ilgili kesin ayrım, muayene ve tetkikler sonucu yapılabilir.”


Mantarlar
Opr. Dr. Çakır, sık görülen rahatsızlık arasında yer alan mantar enfeksiyonuyla ilgili olarak da şunları söylüyor:
“Her akıntı hastalık değildir. Sağlıklı bir vajinada adet görülen dönem boyunca, değişen oranlarda şeffaf ve kokusuz akıntı olması normal bir durumdur. Vajinadaki bezler, ince bir sıvı oluşturarak vajinanın nemli kalmasını sağlar. Normal bir vajende bakteriler, mantarlar ve doğal salgılar belli bir denge içinde bulunurlar. Herhangi bir nedenle bu denge bozulursa, vajendeki mantarlar aşırı derecede çoğalarak enfeksiyon oluştururlar. Enfeksiyona yol açan mantarın adı, ‘candida’dır. Birçok kadın candida’yı vücudunda taşır. Ama denge içinde kaldığı sürece enfeksiyon oluşmaz. Tüm Kadınların yaklaşık 2/3'ü hayatlarının herhangi bir döneminde candida enfeksiyonunu geçirebilir Hastaların çoğunda kalın, beyaz renkli süt kesiğini andıran akıntı vardır.”

Mantar enfeksiyonunun her kadının yaşamında en az bir kere görüldüğüne işaret eden Dr. Çakır, “Sağlığımızı ilgilendiren pek çok sorun küçük belirtilerle kendini gösterir ve önemsenmediğinde veya fark edilmediğinde istenmedik sonuçlar ortaya çıkar. Mantar da bunlardan biridir ve tedavi edilmezse ciddi rahatsızlıkla yol açabilen yaygın bir hastalıktır” diyor.

Tedavideki amaç semptomları ortadan kaldırmak ve nüksü önlemektir.Dar, iyi havalanmayan, sentetik iç çamaşırlar giyilmemelidir.Karbonhidrattan fakir bir diyet yararlı olabilir.Hastaların bir kısmında şikayetler adet dönemi civarında belirginleştiğinden tedavinin adetten hemen önce veya bitiminde verilmesi nüks vakalarında başarıyı arttırır.

Bir yıl içinde dört veya daha fazla sayıda candida geçirilmesi nüks enfeksiyon olarak kabul edilir. Etkeni belirlemek için vajen kültürü mutlaka yapılmalıdır.Tedavi başlamadan önce risk faktörleri olarak bilinen uzun süreli ve sık antibiyotik kullanımı, diabet, immün yetersizlik veya kortikosteroid kullanımı gibi faktörlerin olup olmadığı araştırılmalıdır


Mantarlar Neden Olur?
Dr. Çakır, mantara neden olan etkenleri şöyle sıralıyor:
“Kokulu ya da kimyasal maddeler içeren tuvalet kağıtları, hijyenik bağlar, sabun ve deterjanlar vajinayı tahriş ederek enfeksiyona neden olabilir veya var olan enfeksiyonu artırabilir. Genel duşlar, hamam ve yüzme havuzları mantarın üremesi için ideal ortamlardır. Herhangi bir nedenle kullanılan antibiyotikler, vajinada bulunan ve mantar üremesini dengeleyen bazı yararlı bakterileri de öldürdüğü için, mantar enfeksiyonuna sebep olabilir. Şeker hastaları ve hamileler, mantar enfeksiyonuna yakalanma bakımından yüksek risk grubundadırlar. Hastalıklardan korunmak için vajinal temizliğe önem verilmelidir. Tuvalet sonrası temizlik önden arkaya doğru yapılmalı ve bu çocuklara da öğretilmelidir. Sıkı, zor havalanan sentetik giysilerden ve naylon iç çamaşırı kullanmaktan kaçınılmalıdır.”


Tedavisi Kolay
Teşhiste geç kalınmaması halinde bu tür hastalıkların kolay tedavi edilebildiğini belirten Dr. Çakır, şu tavsiyede bulunuyor: “Vajinal enfeksiyonlar konusunda en sık görülen şikayet, geceleri artan kaşıntıdır. Kaşıntı ile birlikte vajende yanma ve acı hissi vardır. Yanma, idrar yaparken artar. Vajende her zamankinden farklı beyaz ya da gri renkte kalın ve partiküller halinde akıntı görülür. Bu belirtilerden bir ya da birkaçının fark edilmesi halinde zaman yitirmeden hekime başvurulmalıdır. Bunların nedeni olan hastalıklar kolay teşhis edilir ve uygun tedaviyle ortadan kaldırılır. Tedavi sonrası şikayetler sona erdiğinde o kişi için yaşam daha da güzelleşir.”


Genital Siğil
Üreme organlarında görülen bir başka hastalık da genital siğil olarak bilinen “condyloma acuminatum”dur. Cinsel temasla geçen bir hastalıktır. Bu hastalıkla ilgili olarak Opr. Dr. Nihal Çakır, şunları söylüyor:
”İnsan papilomavirüsleri (HPV), neden oldukları çeşitli enfeksiyöz tabloların yanı sıra anogenital kanserlele olan yakın ilişkileri nedeniyle cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında özel bir yere sahiptir.

Genital siğiller birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişen boyutlarda olabilen, genellikle et rengi veya gri renkte, değişik büyüklükte, saplı veya geniş tabanlı olabilirler. Hastaların ancak dörtte biri semptomatiktir. Sık görülen semptomlar; kaşınma, yanma, ağrı ve hassasiyettir.Tanı için genellikle fizik muayene yeterlidir.Genital siğil öyküsü olanlarda "smear testi" ve gerekirse tiplendirme yapılmalıdır.HPV enfeksiyonunu eredike edebilecek bir tedavi yöntemi henüz geliştirilememiştir.Mevcut tedavi yöntemleri daha çok klinik belirtileri azaltmaya veya lezyonları fiziksel yada kimyasal olarak yok etmeye yöneliktir.Bazı durumlarda ilaç tedavisi denenebilir. Fakat genellikle elektrocerrahi veya krio terapiyi tercih etmekteyiz.Günümüzde en iyi korunma yolu enfekte dokularla doğrudan temastan kaçınmaktır.


Köpüklü Akıntı
Genital enfeksiyonlardan biri de “Trichomonas enfeksiyonu”dur. Opr. Dr. Çakır, hastalıkla ilgili şu bilgileri veriyor:
“Trichomonas vaginalis adı verilen bir parazitin neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Klasik semptomlar köpüklü kötü kokulu ve kaşıntı olarak söylensede belirtiler çok değişik olabilir. En sık olarak anormal vaginal akıntı, vaginal rahatsızlık hissi, kaşıntı, ağrılı cinsel ilişki ve idrar yapmada yanma hissi izlenebilir.Tanı konulduğunda hastaya kendisinin ve seksüel partnerinin tedavi edilmesi gerektiği mutlaka anlatılmalıdır.”

Opr. Dr. Nihal Çakır
Türkiye Hastanesi Kadın Doğum Kliniği uzmanı
(Kaynak: www.erecete.com)


www.ailevekadin.com