Soğuk algınlığı

 

 

Sağlıklı olmak, insan hayatı için vazgeçilmez önem taşır. Hayatın tadı, çalışmanın verimi sağlıklı olmakla mümkündür. Kişinin sağlığı bir şekilde bozulduğu zaman hiçbir şeyden zevk alamaz ve sağlığın kıymetini daha iyi anlar. Ciddi veya uzun süre devam eden hastalıklar dışında SOĞUK ALGINLIĞI adıyla bilinen ve hayat konforunu bozan, çalışma düzenini aksatan bir hastalık grubu vardır. Halk arasında “GRİP” diye anılan bu hastalık grubunu şöylece tanımlayabiliriz.Öksürük, nezle, boğaz ağrısı, kırıklık, 38 dereceyi geçmeyen ateşle seyreder. Nezle, farenjit, larenjit, trakeit, formlarında görülebilir. Bir başka deyişle; üst solunum yolları enfeksiyonlarıdır. Hastayı yatağa düşürmez. Ancak öksürük, aksırık, nezle, boğaz ağrısı, kırıklık, vücutta ağrılar şahsı cidden rahatsız eder. Önce şunu belirtmekte yarar var. Soğuk algınlığı halkın adlandırdığı gibi grip değildir.

Grip, başlı başına ve ciddi seyreden, insanı yatağa düşüren, zaman zaman geniş çapta salgın yapan bir hastalıktır. Yeri gelmişken hatırlatmakta yarar var. GRİP AŞISI, yukarıda belirttiğimiz grip hastalıklarından korunmak içindir. Yoksa, toplumda sık görülen özellikle sonbahar, kış ve ilkbahar aylarında görülen soğuk algınlığı için etkili bir aşı değildir.

Gerek soğuk algınlığı ve gerekse grip hastalığının etkenleri kendilerine özgü çeşitli virüslerdir. Toplumda yaygın, fakat yanlış bir bilgi ve uygulama sürüp gitmektedir. Kırıklık, ağrılar, öksürük ve nezle gibi arazla hastalanan kişi kendi bildiği gibi veya başkasının tavsiyesi ile hemen antibiyotik kullanmaktadır. Bu ise yanlış hatta zararlıdır. Çünkü; antibiyotik virüslere etkili değildir.


Antibiyotikler

Rastgele kullanılacak ilaçlar değildir. Bazen, soğuk algınlığı esnasında veya süper enfeksiyonlar olarak bakteriyel enfeksiyonlar gelişebilir. Bu durumda antibiyotik kullanmak gerekebilir. Ancak bu durumu tespit, teşhis edecek ve hangi antibiyotiği kullanmak gerektiği kararını verecek kişi hekim olmalıdır. Çünkü hangi hastalığa, hangi antibiyotiğin hangi dozda ne kadar süre ile kullanılması gerektiğini hekim bilir. Kulaktan duyma, konunun uzmanı olmayanların tavsiyesi ile antibiyotik kullanmak doğru değildir.

Bu konuda hekimler, sağlık personeli, eczacılar ve eğitim halkı bilgilendirmeli ve bilinçlendirmelidir. Soğuk algınlığı, gribal enfeksiyonlar ve grip elbette önemsenmelidir. Çünkü bunların seyri esnasında, tonsillit, bronşit pnömoni ve otitis media (orta kulak iltihabı) v.b. komplikasyonlar gelebilir. Bu durumu teşhis ve tedavisi hekimlerce yapılmalıdır. Halkımızın dikkat etmesi gereken, soğuk algınlığı uzamışsa veya yüksek ateş, balgam çıkarma veya özellikle çocuklarda kulak ağrısı olmuşsa mutlaka bir hekime müracaat edilmelidir. Hasta, başlangıçta kullandığı ateş düşürücü antipiretik, ağrı kesici aneljezik, antigripol, ilaçlara ısrarla devam edip hastalığın ilerlemesine meydan verilmemelidir.


Konuyu özetlersek;

*Soğuk algınlığı grip değildir.

*Her iki grup enfeksiyonun etkeni kendilerine özgü virüslerdir.

*Antibiyotik virüslere etkili değildir.

*Bu hastalarda antibiyotik kullanmak yararsız, hatta zararlıdır.

*Antibiyotik kullanmak gerektiği durumları ancak hekim teşhis eder.

*Antibiyotik seçimi, dozunun ve kullanım süresinin kararı çok önemlidir. Bunu hekim olmayanlar önermemeli ve kendiliğinden kullanılmamalıdır.

*Soğuk algınlığı, istirahat, dengeli beslenme ve kötü hava şartlarından dolayı korunma gerektirir. İki üç gün içinde hafiflemeyen veya önemli belirtiler vermeye başlayan durumlarda mutlaka hekime muayene olmalıdır.
Uzm.Dr. Suat Selçuk
(Kaynak: www.erecete.com)

 

 


www.ailevekadin.com